Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payını son 20 yılda ikiye katladığını duyurdu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ACE BPSC 2026 konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payını son 20 yılda iki katına çıkardığını açıkladı. Bakan Kacır, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefine ulaşılması yönünde ortak bir siyasi irade bulunduğunu belirtti. Bu başarıyı güçlü üretim altyapısı ve inovasyon ekosistemine bağladı.
Bakan Kacır, dünyanın ekonomik yapıları, siyasi ittifakları ve teknolojik öncelikleri yeniden şekillendiren çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Üretimde ve teknolojide stratejik özerkliğin egemenliğin temel unsurlarından biri haline geldiğini vurguladı. Tedarik güvenliği, pazarlara yakınlık ve güvenilir ortaklıkların önem kazandığını dile getirdi.
Türkiye’nin yıllık mal ihracatının 2002 yılındaki 36 milyar dolardan 283 milyar dolara yükseldiğini belirten Kacır, ülkenin Avrupa değer zincirlerinde hayati bir rol oynadığını kaydetti. Güneş panellerinden ticari araçlara, çelikten tekstile kadar birçok sektöre ürün tedarik ettiğini söyledi.
Kacır, sanayideki bu büyümenin oluşturulan güçlü inovasyon ekosistemiyle desteklendiğini vurguladı. Bugün 1700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezinin yüksek nitelikli mühendis ve teknisyenlerle yüksek katma değerli üretim çözümleri geliştirdiğini ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, 115 teknoparkta 13 binden fazla firmanın geleceğin teknolojilerini geliştirdiğini aktardı. 2000’li yılların başında 29 bin olan Ar-Ge personeli sayısının bugün 311 bine ulaştığını belirtti.
Ar-Ge ve teknoloji alanında kaydedilen ilerlemenin en somut sonuçlarını hızla gelişen savunma sanayii gösteriyor. Türkiye’nin İHA sistemlerinde dünya lideri konumunda olduğunu ifade eden Kacır, kendi eğitim uçaklarını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara sistemlerini ve uydularını tasarlayıp ürettiğini söyledi.
Kacır, teknolojideki her büyük paradigma değişiminin Türkiye için benzer bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Milli ve tamamen elektrikli otomobil Togg’un bu vizyonun somutlaşmış hali olduğunu belirterek, Türkiye’yi küresel yüksek teknoloji değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı hedeflediklerini aktardı.
Bakanlık, Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarını hayata geçirdi. Dünya Bankası ile 1 milyar doların üzerinde kaynak sağladıklarını, EBRD ile ise yeşil dönüşüm yatırımları için 5 milyar avroluk uluslararası finansman temini yönünde adım attıklarını açıkladı.
Yeni Dijital Şirket platformu sayesinde girişimlerin şirket kuruluş süreçlerini çevrim içi tamamlaması mümkün hale geliyor. Kacır, 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesini 1 GW seviyesine çıkaracaklarını ve yapay zeka, bulut teknolojileri alanlarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini bildirdi.
Türkiye’nin kendi uydularını tasarlayan, geliştiren, üreten ve işleten ülkeler arasında yer aldığını belirten Kacır, Ay aracının üretim süreçlerinin tamamlandığını ve 2027 yılının ilk aylarında fırlatmayı planladıklarını aktardı. Türkiye’nin Artemis Anlaşmaları’na katılarak barışçıl uzay araştırmalarındaki uluslararası iş birliğini güçlendirdiğini de ekledi.
Özel bir uzay teknoparkı kurulduğunu ve Somali’de uzay sistemlerini fırlatma kabiliyeti kazandıracak bir uzay limanı geliştirildiğini vurguladı. Gümrük Birliği ve geniş Serbest Ticaret Anlaşmaları ağının, Türkiye’ye yatırım yapan şirketlere bir milyardan fazla tüketiciye erişim imkanı sunduğunu kaydetti.
Türkiye ekonomisinin Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu ve nüfusunun gelişmiş ülkelere kıyasla daha genç olduğunu belirten Kacır, entegre bir altyapı ağı inşa ettiklerini dile getirdi. Sanayi Alanları Master Planı kapsamında sanayi alanlarını 2030 yılına kadar 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Bakan Kacır, doğuda Zengezur Koridoru, güneyde Kalkınma Yolu ve batıda Kuzey Marmara Demiryolu gibi projelerin bölgesel ve uluslararası bağlantıları güçlendireceğini ifade etti. Amerikalı yatırımcıları Türkiye’nin kalkınmasının bu yeni aşamasında aktif rol almaya davet etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]