YÖK, COP31’in bilimsel boyutunu güçlendirmek için “Akademi Lansmanı” düzenledi. Bakan Kurum, üniversitelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünü vurguladı.
Bakan Kurum, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen “COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı” programına katıldı. Kurum, üniversitelerle kurulacak işbirliğinin COP31 Başkanlığının bilimsel niteliğini ve uygulama kapasitesini güçlendireceğine inandığını belirtti. Bu lansman, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki uluslararası konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.
Kurum, COP31 hazırlıklarını toplumun bütün kesimlerinin katkısıyla yürüttüklerini ifade etti. Başkanlığı üstlendikleri günden itibaren yol haritalarını “diyalog”, “uzlaşı” ve “aksiyon” olarak üç temel değer üzerine inşa ettiklerini aktardı. Bu yaklaşımla, COP31’i söylemden uygulamaya geçiren bir “uygulama COP’u” haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bakan, Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası’yla COP31 Ev Sahibi Ülke Anlaşması’nı imzaladıklarını anımsattı. Kurum, atık artış hızını yarı yarıya indirme ve bina sektöründeki enerji yoğunluğunu en az yüzde 25 azaltma gibi somut hedefleri eylem gündemine taşıdıklarını kaydetti.
Bakan Kurum, üniversitelerin bilgi birikimini, araştırma gücünü ve insan kaynağını COP31’in karar ve uygulama süreçleriyle birleştirmek istediklerini dile getirdi. Dünyanın önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini aktaran Kurum, bu dönüşümün küresel krizlerle hızlandığını belirtti. Her ülkenin enerji, su, gıda ve teknolojiye erişiminin bağımsızlık için kritik önem taşıdığını vurguladı.
COP31 Başkanlığının Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu belirten Kurum, ülkenin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kurabileceğini ifade etti. Türkiye’nin farklılıkları ortak çözüm gücüne dönüştürebilecek birikime sahip olduğunu dile getirdi.
Üniversitelerden büyük beklentileri olduğunu vurgulayan Kurum, “Üniversitelerimizin COP31’e katkısını, Türkiye’nin uluslararası gücünü büyütecek bir istikbal yatırımı olarak değerlendiriyoruz.” dedi. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın “Dünyada söz sahibi olmamızın yegane yolu, en yüksek standartlarda bilim yapmak ve bilimde kuvvetli olmaktır.” sözlerini de alıntıladı.
Kurum, üniversitelerle işbirliğini dört ana alanda ilerletebileceklerini açıkladı. Bu alanlar, kampüslerde ortak dönüşüm başlatmak, iklim teknolojilerinde araştırma kapasitesi oluşturmak, uluslararası bilim ağlarında konum güçlendirmek ve genç araştırmacıları sürece dahil etmek olarak sıralandı.
“Türkiye İklim Bilimi ve Teknolojisi Yetkinlik Haritası” hazırlayabileceklerini belirten Kurum, ortak proje çağrıları ve pilot uygulamalar başlatılabileceğini söyledi. Üniversiteleri kamu kurumları, özel sektör ve uluslararası finans kuruluşlarıyla buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
Kurum, “Seçilen projeleri, hedefi, bütçesi, takvimi, ortakları ve başarı göstergeleri belirlenmiş bir COP31 bilim ve teknoloji portföyü olarak tüm dünyaya sunabiliriz.” ifadesini kullandı. COP31’i yeni fikirlerin yatırıma, bilimsel bilginin teknolojiye dönüştüğü güçlü bir başlangıç noktası haline getirme çağrısı yaptı.
Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığının bilimsel vizyonunu birlikte şekillendirmeye davet etti. Üniversitelerin bilgi birikimini ülkenin çözüm üretme kapasitesiyle buluşturarak, Türkiye’nin bilimsel gücünü küresel ölçekte daha görünür kılma hedefi koydu.
Kurum, üniversitelerin üreteceği bilginin ve geliştireceği teknolojilerin, Türkiye’nin “Türkiye Yüzyılı”nda güçlü miraslarından biri olacağına inandığını belirtti. Bakan, COP31 Başkanlığının Türkiye ve insanlık için kalıcı kazanımlara vesile olmasını diledi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve programa katılan akademisyenlere teşekkür etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]